Genç girişimcilerden NLP eğitimi

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: 18 Mart Üniversitesi

 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Genç Girişimciler Topluluğu tarafından Troia Kültür Merkezi’nde “Başarılı ve Mutlu Olmak İçin Beyni Nasıl Kullanmalı” konulu NLP ve Öğrenme eğitimi düzenlendi.

comu6 Genç girişimcilerden NLP eğitimi

 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Genç Girişimciler Topluluğu eğitimlerine bir yenisini daha ekledi. Eğitim öncesinde açılış konuşmasını yapan Genç Girişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı uzman Hikmet Yurteri, eğitimler hakkında yaptığı açıklamada; “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi devlet, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve girişimcilikte kariyer olanakları sunan bir üniversitedir. Böyle anlamlı ve derinlikli misyondan yola çıkarak üniversitemizin enstitü, fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında başkanlıklar oluşturarak kurduğumuz Genç Girişimciler Topluluğu, sosyal ve mesleki yaşamda gelecek yıllardaki kariyerinizin temellerini attığınız Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde vizyonunuzu şekillendirmede sizlere destek olmaya yönelik etkinlikler planlıyor ve uygulamaya çalışıyor. Bugün de sizler için vizyonunuzun şekillenmesine katkı sağlayacağını düşündüğümüz NLP ve Öğrenme Eğitimi organize etmiş bulunmaktayız” dedi.
comu4 Genç girişimcilerden NLP eğitimi
 
ÇOMÜ’lü öğrenciler ödüllendirildi
Açılış konuşmasının ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde her yıl geleneksel olarak, Kasım ayının ilk haftası gerçekleştirilen, üniversiteye katkı sunanların ödüllendirildiği ve emek verenlerin onurlandırıldığı “ÇOMÜ Günleri 2008” kapsamında görev alan öğrencilere, ÇOMÜ Rektörü Prof.Dr. Ali Akdemir ve Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Varol Tok tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Gerçekleştirilen ödül töreninden sonra Bursa Kişesel Gelişim Merkezi yetkilisi NLP Uzmanı Semra Kozanlı tarafından katılımcılara “beynin daha etkin nasıl kullanılacağı”na yönelik örnekler verilerek, sağ beyin ve sol beyinin önemli işlevleri olduğu anlatıldı. Seminer bitiminde ÇOMÜ Müzikle İletişim Topluluğu üyeleri tarafından Türk Halk Müziği dinletisi sunuldu. Program sonrası katılımcılara seminere katılım belgesi verildi.
 
comu Genç girişimcilerden NLP eğitimi
 
36C comu3 Genç girişimcilerden NLP eğitimi

Ezine peynirine dört elle sarılın

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Gündem


vali Ezine peynirine dört elle sarılın Yeni yılın ilk haftasında Çanakkale’den ayrılmaya hazırlanan Vali Orhan Kırlı, ilçe ziyaretlerinde Çanakkalelilerin kent değerlerine sahip çıkmalarına vurgu yaparken, özellikle Ezine peynirine sahip çıkılmasını istedi. Vali Kırlı, “Ezine’nin peynirine dört elle sarılın” dedi.

Vali Kırlı, Bozcaada, Ayvacık ve Ezine’ye giderek, mesai arkadaşlarına veda etti. Ezine Hükümet Konağı önünde Kaymakam Cengiz Karabulut, Belediye Başkanı Halil Büyükerol, Geyikli Belediye Başkanı Mustafa Çiçek, Mahmudiye Belediye Başkanı Hüseyin Demirel, tüm kurum amirleri ve çalışanları, sivil toplum örgütü yöneticileri ve bazı vatandaşlar tarafından karşılanan Kırlı, gördüğü kalabalık karşısında duygulandı. Kırlı, Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yaptığı teşekkür konuşmasında, gösterilen sıcak ilgiden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Herhangi bir mecburiyet olmadığı halde, buraya gelme nezaketi gösteren herkese çok teşekkür ederim. Bakıyorum bankacıdan belediye meclis üyesine, esnaf başkanından muhtarına kadar herkes burada… Çanakkale hızla yükselen bir değer… Çanakkale, 5-10 yıl içinde, düşünemeyeceğiniz bir şekilde gelişme gösterecek… Çanakkale altyapısıyla, sağlam ve kendinden emin adımlarlarla ilerleyerek önümüzdeki 10 yılın yıldızı olacaktır. Bu nedenle, Çanakkale’nin kıymetini bilin, Çanakkale’ye ve değerlerine sahip çıkın. Özellikle Ezine’nin peynirine dört elle sarılarak, sahip çıkılmasını istiyorum” dedi.

Siyaset bana uymaz
Emekliliği 3 yıl sonra düşündüğünü belirten Kırlı, “Eğer memleketim olan Muğla’da evim olmasaydı, tercihimi kesinlikle Çanakkale’den yana kullanırdım” dedi. Siyasete girmeyi düşünüp düşünmediği yolundaki sorulara da kesin bir dille “hayır” yanıtı veren Vali Kırlı, “Siyaset benim mizacıma uygun değil. Doğru kişilerle, doğru zamanda yapılmasından yanayım. Çanakkale siyasi barışın en güzel yaşandığı bir şehir. Tüm partililer güzel bir diyalog içinde. Seviyeli bir siyaset anlayışı var. Çanakkale’de çalıştığım süre içinde siyasetin çirkin yüzünü görmediğim için çok mutlu ayrılıyorum” dedi.

Çanakkale Tabiat Varlıkları

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Turizm

Tuz Gölü (Gökçeada)

Gökçeada’nın güneyinde, Aydıncık sahilinde bulunan Tuz Gölü’nde yapılan kimyasal analizler bu gölün oluşturduğu koyu renk çamurun romatizma, sedef ve kireçlenme gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söylenmektedir. Bu çamurun incelenmesinde kuvars bileşiğinin, yoğun biçimde de kükürt, sodyum, potasyum, kalsiyum, demir, baryum, magnezyum, karbonat, sülfat ve bikarbonatın da bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca mangan, titanyum, alüminyum ve silisyum açısından da zengin olduğu, 6,5 değerde de metilen mavisi ile karşılaşılmıştır. Bunun yanı sıra göl, flamingo, yaban ördeği, yaban kazı ve kuşlara da değişik dönemlerde yaşama olanağı sağlamaktadır.

Başdeğirmen Şelalesi (Ayvacık)

00027206 Çanakkale Tabiat Varlıkları Çanakkale, Ayvacık Küçükkuyu’da Homeros’un İlyada’sında ismi geçen Mıhlı Çayı üzerindeki şelale bir doğa harikası olarak nitelendirilmektedir.

Marmaros Şelalesi (Gökçeada)

Gökçeada Dereköy yakınındaki Marmaros Şelalesi orman içerisinde bulunmakta olup, şelalenin suyu yaz aylarında azalmakta, kış aylarında ise çok gür olarak akmaktadır. Bu şelale aynı zamanda da trekking yapmaya uygun olup, adanın önemli bir mesire yeridir.

Kuzu Limanı (Gökçeada)

Gökçeada’daki Kuzu Limanı Gökçeada ile anakara arasında ulaşımı sağlayan bir limandır. Burası da adanın hem ulaşım hem de dinlence yeridir.

Peynir Kayaları (Kaşkaval Burnu) (Gökçeada)

00027208 Çanakkale Tabiat Varlıkları Gökçeada Kuzu Limanı’nın solunda yer alan Kaşkaval Burnu’ndaki taş oluşumları üst üste konulmuş peynir kalıplarını andırdığından buraya Peynir Kayalıkları ismi verilmiştir. Karadan yolu olmayan, ancak tekne ile denizden görülebilen bu kayalıklar ile ilgili bir de efsane bulunmaktadır. Bu efsaneye göre; çok sayıda keçi ve koyuna sahip olan zengin, cimri ve inatçı bir kadın cennete gidebilmek amacı ile yuvarlak peynir kalıpları yaptırmış ve bunları üst üste sıralamıştır. Bu peynirleri kimse ile paylaşmamasına kızan Tanrı onu cezalandırmıştır. Mart ayının başında şiddetle yağan kar ve yağmur ile rüzgarlar bu peynir kalıpları ile birlikte kadını da dondurmuştur. B undan böyle peynir kalıpları taşa dönüşmüş ve bunlara da Peynir Kayaları denilmiştir.

Çanakkale Kaplıcaları

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Turizm

frodit Kaplıcası (Ayvacık)

00027197 Çanakkale Kaplıcaları Çanakkale, Ayvacık İlçesi Çetni Köyü’ndeki Afrodit Kaplıcasının ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Bununla beraber bu kaplıcanın eski bir tarihi olduğu ve Cenevizliler tarafından da yenilendiği sanılmaktadır.

Bu kaplıca ile ilgili bir söylentiye göre; Zeus ile arası açılan Aphrodit İda Dağı’nda bir mağaraya konulur ve güzelliğinden uzaklaşır. Ancak bu mağaradaki 42 C.lik sıcaklıktaki suda yıkanan Aphrodit eski güzelliğine kavuşmuştur. Bu öyküye göre Aphrodit Kaplıcası güzelleşmek ve iyileşmek isteyen hastaların uğrağı olmuştur.

Tuzla Köyü Kaplıcası (Ayvacık)

00027196 Çanakkale Kaplıcaları Çanakkale, Ayvacık Tuzla Köyü’nün doğusunda bulunan ve içerisinde 80 C. Termal suyu olan kaplıca Çanakkale Valiliği tarafından değerlendirilmiştir. Bu kaplıca suyu romatizma ve kadın hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelmektedir. Bunun yanı sıra sıcak su kaynağının yakınındaki çamur banyosu da birçok hastalığı iyileştirmektedir.

Kaplıcanın bulunduğu yerin dağ eteklerinden çıkan suyu bol tuz içermektedir. Bu nedenle de buraya tuz elekleri yapılmıştır. Bu eleklerde su kaynatılarak tuza dönüştürülmektedir. Sıcak havalarda bu sudan oluşan tuzlar kurutularak halk tarafından kullanılmaktadır.

Külcüler Kaplıcası (Bayramiç)

Çanakkale Bayramiç ilçesinin 18 km. doğusunda bulunan Külcüler Kaplıcasının suları 29-34,5 C sıcaklığındadır. Kaplıca suları sodyum sülfatlı ve kükürtlü olup, 8.7-14.1 oranında radyoaktifiviteyi de kapsamaktadır. Bu kaplıcanın suları romatizma, deri, nefrit, solunum yolu ile kadın hastalıklarında etkilidir. Ayrıca felçli hastalar üzerinde de olumlu etkisi bulunmaktadır.

Çanakkale Aynalı Çarşı

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Çanakkale Tarihi


00026886 Çanakkale Aynalı Çarşı Çanakkale merkezindeki Aynalı Çarşı’nın ilk yapımı ile ilgili bilgiler kesinlik kazanamamakla beraber bir takım iddialar vardır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde bu çarşıdan söz etmiştir. Bazılarına göre de Gelibolu çıkarması sırasında Quenn Elizabeth zırhlısının Çanakkale çevresindeki Türk tabyalarını bombaladığı sırada yıkılmıştır. Çarşının 1921’den sonra giriş kapısı dışındaki bölümleri harap olmuş ve kullanılamamıştır. Çanakkale ile ilgili resmi belgelerde de bedesten arsası olarak söz edilmiş ve daha sonra bu arsa üzerine 14 dükkan yapılmış, 1967’de de üzerinde kadastro uygulaması yapılmıştır.

II.Abdülhamid döneminde, 1889’da Çanakkale’nin önde gelen Yahudi ailelerinden Halyo, bu çarşıyı yaptırmıştır. Bazılarına göre de çok daha önceden yaptırılmış olan bu çarşıyı Halyo onarmış ve kullanıma açmıştır. Bu çarşının İstanbul’daki Mısır Çarşısı’nın küçük bir minyatür örneği olduğu söylenmektedir. Üzerinin küçük kubbelerle örtülü olduğu, içerisinin de çokgen köşeli pencerelerle aydınlatıldığı kaynaklardan öğrenilmektedir. Çarşıda daha çok cep aynaları satıldığından ötürü Aynalı Çarşı ismi buraya yakıştırılmıştır.

Çanakkale’nin sembolü olan Aynalı Çarşı’nın onarımı Çanakkale Belediyesi’nce yapılmıştır. Günümüzde iki katlı olan çarşının dış cephesinde sıra halinde dükkanlar bulunmaktadır. Ayrıca içerisinde bir koridor çevresinde odalar sıralanmıştır.

Çanakkale Türbeleri

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Turizm

Ahmet Bican Türbesi (Gelibolu)

Sultan II.Murad döneminde Yazıcızade Ahmet Bican Bey adına yaptırılmıştır. Tek kubbeli, revaklı bir yapı olup, duvarları 2-3 dizi taş, tuğla ve hatıllardan örülmüştür. Türbenin giriş kapısı mermer söveli, köfeki taşı ile de çerçevelidir. Türbenin içerisi dördü altta, üçü üstte olmak üzere iki sıra pencere ile aydınlatılmıştır. Türbenin ortasında bulunan mermer lahit Rûmilerle bezenmiştir.

Saruca Paşa Türbesi (Gelibolu)

Gelibolu’da Hamzakoy’a bakan yamaçta, Fransız mezarlığının altında bulunan, Yıldırım Beyazıt zamanında Gelibolu’da kaptan-ı deryalık yapmış olan Saruca Paşa’nın türbesi bulunmaktadır. Saruca Paşa aynı zamanda Yıldırım Beyazıt’ın emriyle Osmanlıların ilk tershanesi olan Gelibolu Tershanesini 1391’de yaptırmıştır.

Sultan II.Murad’ın döneminde yapılmış olan türbe, sonraki dönemlerde yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiştir. Altı köşeli bir türbe olup, önüne eyvan yerleştirilmiştir. İlk yapımında kubbeli olan türbe sonradan çatı ile örtülmüştür. Türbe eyvanının iç duvarına 1436-1437 tarihli bir imaret yazısı yerleştirilmiştir.

Yazıcıoğlu Türbesi (Gelibolu)

00024912 Çanakkale Türbeleri Sultan II.Murad döneminde Yazıcıoğlu’nun yaptırmış olduğu caminin bitişiğinde türbesi bulunmaktadır. Yazıcızadeler iki kardeş olup, her ikisi de Gelibolu’da yaşamış ve bir çok eser yazmışlardır. Bu kardeşlerden Mehmet Efendi’nin mezarı Hamzakoy’a giden Keşan Caddesi üzerinde, günümüze ulaşamayan Yazıcızade mezarlığında kendi adını taşıyan mescidin bitişiğindedir. Kardeşi Ahmet Bican’ın mezarı yaklaşık 50 m. uzaklıktaki Yazıcızade çeşmesinin yanındadır.

Türbe, onarım sonucunda özelliğini yitirmiş olup mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır. Moloz taştan dikdörtgen planlı olup, üzeri çatı ile örtülmüştür. Türbenin uzun kenarında penceresi vardır.


Gazi Süleyman Paşa Türbesi (Gelibolu)

00024908 Çanakkale Türbeleri Gazi Süleyman Paşa’nın Orhan Gazi döneminde yaptırmış olduğu camisinin yanında türbesi de bulunmaktadır. Gazi Süleyman Paşa Gelibolu’yu fetheden kumandanlardandır. Bolayır ile Kavak arasındaki köylerde bir av sırasında atından düşerek ölmüştür. Bundan sonra 1354 yılında Bolayır’a gömülmüştür.

Kare planlı, oldukça yüksek görünümlü, kalın duvarlı olan türbenin üzeri sekiz köşeli kasnak üzerine oturan bir kubbe ile örtülüdür. Kasnak üzerinde dört pencere bulunmaktadır. Türbeye doğu ve batısındaki birer kapı ile girilmektedir. Bu kapıların dışında kalan cephelerde iki penceresi vardır. Türbenin ortasında bulunan Gazi Süleyman Paşa’nın mezarı, yüksek bir kaide üzerinde mermer bir sanduka şeklindedir.

Gazi Süleyman Paşa’nın ölümünden sonra 1549’da bu türbe onarılmış, daha sonra da Sultan II.Abdülhamit tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Sinan Paşa Türbesi (Gelibolu)

00024901 Çanakkale Türbeleri Gelibolu’da Hamzakoy Meviinde bulunan bu türbede II.Beyazıd’ın damadı, Kaptan-ı Derya Damat Sinan Paşa ve eşi Münire Sultan gömülüdür.

Türbe sekiz köşeli bir planda olup, kasnak üzerine içeriden on metre yüksekliğinde bir kubbe ile örtülüdür. Türbe Fatih Sultan Mehmet ve Sultan III.Selim tarafından onarılmıştır.

Kesme taştan yapılan türbenin giriş kapısı önünde iki sütunun taşıdığı yuvarlak bir kemer vardır ve bunun da üzeri küçük bir kubbe ile örtülüdür. Ayrıca sekizgen planlı türbenin her köşesinde altta dikdörtgen, üstte de yuvarlak kemerli alçı şebekeli birer penceresi bulunmaktadır.


Hallacı Mansur Türbesi (Gelibolu)

00024904 Çanakkale Türbeleri Gelibolu’da Fener Meydanı’na giden yolun kavşağındaki bu türbede iki mezar bulunmaktadır. Halk arasında Hallacı mansur Türbesi olarak bilinmektedir. Hallacı Mansur’un asıl türbesi Bağdat’ta olup yedi ayrı yerde de makamı bulunmaktadır. Gelibolu’daki bu türbe de bir makamdır. Türbe 1971 yılında onarılmıştır.

Türbenin girişi yuvarlak kemerli bir revak şeklindedir. Türbe kare planlı olup, oldukça yüksektir. Düz ve yüksek bir kasnak üzerine kubbe ile örtülmüştür. Blok taş ve tuğla hatıllı bir duvar örgüsü bulunmaktadır. Ayrıca yoldan yüksek bir seki üzerinde yapılmıştır.


Bayraklı Baba Türbesi (Gelibolu)

00024907 Çanakkale Türbeleri Gelibolu’da Hamzakoy’a bakan tepenin yamaçlarındaki bu türbe, Çanakkale Boğazı’nı salla geçen Osmanlı komutanı Süleyman Paşa’nın bayraktarı Karacabey’in mezarıdır. Bu nedenle de XIV.yüzyıldan bu yana bu türbeyi ziyaret edenlerin buraya bir bayrak asmaları gelenek haline gelmiştir.

Karacabey ile ilgili ilginç bir söylenti bulunmaktadır: Bir kuşatma sırasında sancağı düşman eline geçmemesi için kılıcı ile parçalayarak yutmuştur. Osmanlılar bu savaşı kazandıktan sonra Onun sancağı yutabileceğine inanmamışlardır. Bunun üzerine Karacabey palası ile karnını yarmış ve yuttuğu sancak ortaya çıkmıştır. Karacabey ölürken de “Vatan sağolsun, benim mezarımdan hiçbir zaman Türk bayrağını eksik etmeyin, sonsuza dek mezarımda dalgalansın” demiştir. O zamandan itibaren Bayraklı Baba olarak anılmaktadır.

Bayraklı Baba türbesinin herhangi bir mimari özelliği bulunmamaktadır.

Şerbetçi Baba Türbesi (Gelibolu)

Gelibolu’da eski Yazıcızade mezarlığının içerisinde Yazıcızade Mehmet Efendi türbesinin arkasında Şerbetçi Baba’nın türbesi yer almaktadır. Şerbetçi Baba Gelibolu’nun fethi sırasında Gazi Süleyman Paşa’nın yanında savaşan bir derviştir. Şerbetçi Baba’nın doğum ve ölüm tarihi bilinmemektedir.

Bu türbenin herhangi bir mimari özelliği bulunmamaktadır.

Kalender Baba Türbesi (Gelibolu)

Gelibolu’da Santral Caddesi’nde bulunan bu türbe, Gazi Süleyman Paşa’nın Gelibolu’yu fethi sırasında savaşta yararlılıkları bulunan Kalender Baba’ya aittir. Kalender Baba 1384 yılında ölmüştür. Mezarı üzerinde bir kitabe bulunmakta olup demir parmaklıklarla çevrilmiştir.

Abdullah Bin Hacı Yakup Türbesi (Lapseki)

Lapseki Çardak’ta bulunan Abdullah Bin Hacı Yakup Türbesi, belediye binasının bitişiğindedir.

Üzeri açık, etrafı çevrili dört adet mezardan meydana gelmiştir. Bunların Abdullah Bin Hacı Yakup’un ailesine ait olduğu sanılmaktadır.

Seyyidi Sefain Sultan Türbesi (Lapseki)

Lapseki ilçe merkezinde, Gazi Süleyman Paşa Camisi’nin kuzeydoğusunda bulunan üzeri açık bir türbedir. İçerisinde iki mezar bulunan türbe, mezar taşlarındaki yazılardan öğrenildiğine göre Osmanlı tershane amirlerinden Cezayirli Elhaç Ali Kaptan Paşa ve eşine aittir. Elhaç Ali Kaptan’ın mezar taşında ölüm tarihi olarak 1181 (1767), eşi Ayşe Hatun’un mezar taşında da 1183 (1769) tarihi yazılıdır.

Aburga Ahmet Dede Türbesi (Bozcaada)

Bozcaada’da bulunan bu türbeye halk Aburga Ahmet Dede Türbesi ismini vermiştir. Limana hakim bir tepe üzerindeki bu türbenin yanında on adet mezar bulunmaktadır. Bunlardan eski mezar taşı 1129 (1717) tarihlidir.

Türbenin kitabesi bulunmadığı gibi, mezar taşında da aydınlatıcı bir bilgiye rastlanmamıştır. Halk arasındaki söylentiye göre; denizci olan bu zat aynı zamanda günümüze hiçbir izi gelemeyen bir de dergâh yaptırmıştır.

Çanakkale Nusrat Mayın Gemisi

Yazan: admin 30 Aralık 2008  
Kategori: Çanakkale Tarihi


00025780 Çanakkale Nusrat Mayın Gemisi Çanakkale Deniz Savaşları’na katılan ve bu savaşta önemli rol oynayan Nusrat Mayın Gemisinin 1982 yılında aynı ölçüde bir maketi yapılmış olup, gemi Çimenlik Kalesi’ndeki müzede bulunmaktadır. Bu gemiye ait bazı orijinal araç ve gereçler de maket geminin içerisine yerleştirilerek teşhir edilmiştir. Nusrat Mayın Gemisi deniz kuvvetlerince kadro dışı bırakılmış, belki de Çanakkale Savaşı’ndaki hizmetleri unutulmuş ve uzun yıllar yük gemisi olarak Mersin Limanında koyun taşımacılığı yapmıştır. Nusrat Mayın Gemisinin kendisi Tarsus Belediyesi tarafından satın alınarak kentin merkezinde bulunmaktadır.

Nusrat Mayın Gemisi 1912 yılında Almanya’da Kiel’de yapılarak denize indirilmiştir. Gemi 370 grostonluk olup 40 m. boyunda, 7.40 m. eninde, 19 deniz mili de süratindedir. Dar alanlarda kolayca manevra yapabilme özelliğine sahip olmasının yanı sıra, 2 m. gibi az su çektiğinden dolayı da mayınlı alanların üzerinde güvenle dolaşabiliyordu.

Çanakkale Savaşları sırasında, 7-8 Mart gecesi Gemi Komutanı Tophaneli Yzb. Hakkı ve Yzb. Nazmi (Akpınar ) beyler komutasında 7 subay ve 54 er, gemiye 26 adet mayın yüklemiş ve Karanlık Limandan gece hareket ederek, daha önce itilaf devletleri tarafından döşenmiş mayın hatlarının arasından geçerek Anadolu tarafındaki Akyarlar önünde taşıdıkları mayınları belirli aralıklarla denize dökmüşlerdir.

Yzb. Hakkı Bey bu görev öncesi kalp krizi geçirmiş olmasına rağmen kendi isteği ile denize açılmıştır. Mayınları döşedikten sonra gece karanlığında İtilaf donanmasına ait devriye gemilerinden birisinin projektörü aynı anda karşı sahilden denizi tarayan bir başka projektörün ışığı ile birleşmiştir. Yzb.Hakkı Bey bu ışık karmaşasından faydalanarak tehlikeli bölgeden çıkmış ve Çanakkale’ye yönelmiştir. Yzb.Nazmi Bey tehlikenin geçtiği sırada “Geçmiş olsun Hakkı” diyerek arkadaşının omzuna vurmuş, bu anda da Yzb.Hakkı’nın heyecana dayanamayarak öldüğünü görmüştür.

Yzb.Nazmi Bey daha sonra Bnb.lıktan emekli olmuş ve Deniz Yollarında 5 Mayıs 1940’ta öldüğü güne kadar kılavuz kaptanlık yapmıştır.

Çanakkale Savaşları sırasında 18 Mart zaferini sağlayan en önemli etkenlerden birisi de boğaza döşenen mayınlardır. Bu mayınlara çarpan Bouvet,Ocean ve İrresistible batmış, Gaulois ve Inflexible isimli zırhlılar başta olmak üzere 10 gemi de ağır hasara uğramıştır. Ayrıca 1318 tonluk Turquoise denizaltısı ise topçu onbaşısı Müstecip’in attığı top ile savaş dışı kalmıştır. Savaş sonrasında İstanbul’a götürülen bu denizaltıya “Müstecip Onbaşı” adı verilmiştir.

İtilaf Devletleri donanması Nusrat Mayın Gemisinin döktüğü mayınlar ve karadan da Çanakkale müstahkem mevkii komutanı Cevad Paşa’nın açtığı ateş sonucunda donanmanın %35’i saf dışı kalmış ve Çanakkale’den çekilmişlerdir.

youtube - blog - firma rehberi - adana haber - nakliyat - iş elbise - resimler faydalı bilgiler - silindir kapak - dizi izle - Zonguldak belediye başkanı - Sohbet - yasaktube - seyret - Fener - tower defance - dekorasyon - otomatik şanzıman - mimarlık ve içmimarlık - edebiyat - mmorpg - adana oto kiralama - film izle - program - lig tv bedeva - seslisohbet - Sivil Havacılık - maharet - msn ifadeleri