ZEHİRLİ DENİZANASI ALARMI

Yazan: admin 30 Nisan 2009  
Kategori: Gündem

Çanakkale sahillerini zehirli bir tür olan ‘chrysaora mediterranea’ cinsi denizanaları bastı. Balıkçılar, Çanakkale kıyılarında bu tür denizanalarından yüzlerce tespit ettiklerini söyledi. Bir denizanası da incelenmek üzere Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim edildi.

ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Alpaslan, kahverengi renkli ve uzunluğu 2.5 metreyi bulan şirin görünümlü ‘chrysaora mediterranea’ türü zehirli denizanalarının özelikle hipertansiyon hastalarını tehdit ettiğini söyledi. Chrysaora mediterranea’nın uzun tenteküllere sahip olduğunu aktaran Prof. Dr. Alpaslan, “Bu tür oldukça zehirlidir. Özellikle bahar aylarında başlayıp, yaz periyodunu izleyerek, eylül ayına kadar bu türün geçişi devam ediyor. Bu türe karşı dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, vücudumuzu, hiç bir tenteküllerine ve başka bir tarafına değdirmemek. Bu denizanasının hangi bir şekilde ölüsü ile dahi temas edildiğinde, bölgenin sirke ya da amonyak ile temizlenmesi gerekir. Bu tür denizanası ile temas durumunda, kesinlikle tatlı su ile vücudun temas edilen bölgesi yıkanmamalı. Eğer tatlı su ile yıkarsak, knidoblast dediğimiz zehirli hücrelerin kapsüllerini patlatırız. Daha fazla zehrin vücuda yayılmasına sebep oluruz. Her durumda, kişi gerekli müdahale için en yakın sağlık merkezine gitmeli. Kendi yaptığı tedaviye güvenmemeli” diye konuştu.

Prof. Dr. Alpaslan, ‘chrysaora mediterranea’nın yanı sıra ‘maviş’ diye adlandırılan şirin görünümlü ‘rhizostoma pulma’nın da oldukça tehlikeli bir denizanası türü olduğunu vurgularken, “Vatandaşlar, Çanakkale plajlarında denize girerken, kahverengi ve mavi renkli bu şirin denizanalarından uzak durmalı, kesinlikle dokunmamalı. Ölü denizanalarının organizmasında dahi zehirin etkisi sürmektedir” dedi.

Çanakkale Boğazı’nda dev kurdela balığı

Yazan: admin 29 Nisan 2009  
Kategori: Gündem

kurdelabaligi Çanakkale Boğazında dev kurdela balığıÇanakkale Boğazı’nda, 2.5 metre uzunluğunda ”Büyük Kurdela Balığı” yakaladı.

Alınan bilgiye göre, Uysal Çetinler adlı tekne ile sardalya avına çıkan balıkçılar, Kepezaltı mevkisinde büyük bir balık yakaladı.

Balığı, Çanakkale balık haline getiren balıkçılar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezginer Tunçer’e bilgi verdi.

Balık haline gelen Prof. Dr. Tunçer, yakalanan 2.5 metre uzunluğundaki balığı inceledi.

Prof. Dr. Tunçer, burada AA muhabirine, ”Uysal Çetinler” adlı tekneyle sardalya avına çıkan balıkçıların Kepezaltı mevkisinde yakaladıkları balığın, ekonomik değeri bulunmayan bir deniz ürünü olduğunu söyledi.

Akdeniz ve Ege Denizi’nde sık görülen balığın ”Regalecidae” familyasından geldiğini ve  Latince adının ”Regalecus Glesne” olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tunçer, balığın Türkçe isminin ise ”Büyük kurdela balığı” olduğunu bildirdi.

Balığın ortalama uzunluğunun 3 metreye kadar ulaşabildiğini, bin metre derinlikte yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Tunçer, bir geçiş sistemi haline gelen Çanakkale Boğazı için bu balığın da yeni bir kayıt olarak değerlendirilebileceğini belirtti

İşte Çanakkale Ruhu!

Yazan: admin 27 Nisan 2009  
Kategori: Çanakkale Tarihi

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde, Çanakkale kara savaşlarıyla ilgili, ilk kez gün ışığına çıkan görüntülerin de yer aldığı bir video yayımlandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri Foto Film Merkezi Komutanlığı tarafından 26 Şubat 2009′da hazırlandığı bildirilen ve Çanakkale kara savaşlarının 94. yıl dönümü dolayısıyla yayımlanan video, 18 dakika 35 saniye sürüyor.
 
 ”Çanakkale Geçilmez” yazısı ve ”Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı” türküsüyle başlayan videoda, Çanakkale’de çarpışan Türk askerinin cephedeki ve cephe gerisindeki durumuna ilişkin görüntüler bulunuyor.
 
Videoda, Atatürk’ün cephede çekilmiş fotoğraflarının da bulunduğu bir dizi fotoğrafa da yer verildi.
 
Videoyu izlemek için bir müddet bekleniz gerekebilir..

Çanakkale savaşı yeni görüntüler TSK haber klip

Anzaklar, anma için Çanakkale’ye akın etti

Yazan: admin 26 Nisan 2009  
Kategori: Gündem

anzaklarcanakkalede Anzaklar, anma için Çanakkaleye akın etti Anzaklar uyku tulumlarının içinde tören saatini bekliyor

Avustralya ve Yenizelandalı askerlerin Anzak Koyu’nda 94 yıl önce çıkartma yaptıkları saat olan 05.30′da başlayacak olan törenlere katılmak için gelenler soğuk havadan korunmak için uyku tulumlarının içine girdi.

Çanakkale Kara Savaşları’nın 94. yıldönümünde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Anzakların akınına uğradı.

Bu sabah yapılacak anma törenlerine katılacak Anzaklar, alana erkenden geldi.

Kumanya, battaniye ve uyku tulumlarını getiren Anzaklar için jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı.

Tören alanı bomba uzmanı 3 köpek tarafından arandı.

Anzak törenlerine katılmak ve ölen atalarını anmak için 23 Yeni Zelandalı öğrenci Türkiye’ye geldi. Çanakkale, 94 yıl önce vatan için evlerini, anne ve babalarını, sevdiklerini evlerinde bırakıp Gelibolu’ya koşan Mehmetçiğin kahramanlıklarıyla geçilmez oldu. 1915 yılında Çanakkale’yi denizden geçmek isteyen İngiliz ve Fransızlar, Mehmetçik karşısında Boğaz’ın serin sularına gömüldü. Emellerinden vazgeçmeyen İngiliz ve Fransızlar, binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalıyı Gelibolu Yarımadası’na getirdi. Mehmetçik, Morto Koyu, Arıburnu’ndan karaya çıkan askerleri, 25 Nisan 1915′te mağlup etti. Avustralya ve Yeni Zelandalılar, savaşın üzerinden 94 yıl geçmesine rağmen Türk halkına duyduğu saygıyı unutmadı.

Anzakları sarsan mehmetçik

Yazan: admin 24 Nisan 2009  
Kategori: Çanakkale Tarihi

anzacgunu 300x194 Anzakları sarsan mehmetçikTürk askerine ‘Abdul’ diyorlardı Anzaklar. ‘Barbar’ bildikleri düşman, onları çok şaşırttı. İçlerinde bir mektup var ki.

İngilizlerin çağrısıyla, neden geldiklerini bilmedikleri Gelibolu Yarımadası’nda karşı karşıya geldikleri, vatanını kahramanca savunan Mehmetçiğe ilk başlarda önyargılı yaklaşan Avustralya ve Yeni Zelandalı (Anzak) askerlerin düşünceleri, cephede geçirdikleri günlerin ardından değişti.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Prof.Dr. Mete Tunçoku, Anzaklarla Türklerin ilk kez Mısır’da ve Süveyş Kanalı cephesindeki savaşlarda karşılaştığınıı söyledi.

Anzakların orada tanıyıp ”Abdul” dedikleri Türk askerleriyle, Çanakkale’de aylarca savaştığında, Mehmetçiği çok farklı bulduğuna işaret eden Tunçoku, Avustralyalı savaş muhabiri C.E.W. Bean’in kaleme aldığı ”Abdul” adlı şiirin, Avustralyalıların Türklere karşı değişen bakışının en çarpıcı örneği olarak gösterildiğini belirtti.

Türklere karşı olumlu bir yaklaşım içinde olmayan Bean’in, zamanla Türk askerine ”Centilmenlik Sembolüydün” dediğini anlatan Tunçoku, savaş sırasında Bean’in Mehmetçiği çok iyi tanıdığını ve ülkesine yolladığı resmi raporlar ve ailesine yazdığı mektupların da önyargısının değiştiğini kanıtladığını ifade etti.

BEAN’İN ‘ABDUL’ ADLI ŞİİRİ

Tepelerden saldıran gençlerimize içtik

Sahile hücum eden askerlerimize,

Tünelcilerimize ve özel savaş birliklerine,

Hepsinin şerefine birer kadeh kaldırdık;

Ve topçulara ve sedyecilere

Ancak içkiler soğumadan

Size birinden söz edeceğim,

Ki, adı ABDUL.

Onu göremiyoruz son zamanlarda,

Ama sakın şu şapka onun olmasın,

Salınan karşı mazgalda…

Şu, bizim hep ateş ettiğimiz;

Geceleri soluğunu işittiğimiz,

Karanlıkta nöbet tutan

İşaretler vererek, cıvıldayıp şakıyan

Erkenci bir tarla kuşu gibi

Taze dallar çatırdadı,

Diz üstüne çökerken biz,

Koca, kapkara gölgesi ezip geçti,

Bir gergedanın ağaçları ezip geçtiği gibi.

Onun fırladığını gördük dalga dalga,

Sabahın semalarına;

Mermilerimiz tam hedefini buldu,

Ve o, nasıl ölüneceğini biliyordu.

Evet, cephede ölümünü gördük onun,

Tıpkı bizim çocukların öldüğü gibi,

Zavallı koyu gözleri döndü

Umutsuz gökyüzüne

Kırılmış, zavallı kolları açılmıştı,

Aynı ismi verdiğimiz Tanrı adına…

Ve bu yüreğimizi paralayıp aldı,

Ama düşmüştük bir kez bu kanlı oyuna.

Adın mürekkep kadar kara olsa da,

Katil ve çapulcu olarak

Renli Hristiyanlarınla yan yana,

Seni yargılayacağız Bay Abdul,

Bilebildiğimiz bir sınav ile

Yaşarken ve ölürken, aldığın her nefeste

Sen hep bir beyefendiydin bizce.

İlaç vurgununda yedi tutuklama

Yazan: admin 24 Nisan 2009  
Kategori: Gündem

ÇANAKKALE Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, aralarında doktor, eczacı ve muhasebecilerin de bulunduğu bir grubu, ilaç yolsuzluğu iddasıyla altı ay izledi. Sonunda operasyon düzenlendi, 4’ü Devlet Hastanesi’nde, biri sağlık ocağında, biri de özel hastanede çalışan altı doktorla, altı eczacının da aralarında bulunduğu 22’si kadın 42 kişi gözaltına alındı.

Zanlıların evlerindeki sahte doktor kaşeleri, çeşitli isimlere düzenlenmiş sağlık karneleri ve ilaç kupürleri, bazı eczanelerin ilaç kayıt defterleriyle bilgisayarlarına da el konuldu. Zanlılar adliyeye sevk edildi, 14’ünü savcı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı.

Mahkemeye sevk edilen 28 kişiden Dr. A.B., eczacı M.Ç.G. ve çalışanları S.A., N.Y., G.K., K.A., O.T.B., dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla tutuklandı.

Şaka gibi seçim

Yazan: admin 24 Nisan 2009  
Kategori: Siyaset

Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’ne 15 kilometre uzaklıktaki Saraycık Köyü’nde 29 Mart’ta yapılan muhtarlık seçimlerinde şimdiye trajikomik bir olay yaşandı.

Mevcut muhtar Hüseyin Arslan (62) ile İsmail Çakır’ın yarıştığı seçimde 83 kişi oy kullandı. 80 oyun geçerli olduğu seçimde sandıktan İsmail Çakır’a 45, Hüseyin Arslan’a 35 oy çıktı. Ancak Hüseyin Arslan seçimden 2 gün sonra, muhtar adayı İsmail Çakır’ın kendisinin ve azaların isimlerini aynı oy pusulasına yazdığını ve bu yüzden oyların geçersiz sayılması gerektiğini ileri sürerek İlçe Seçim Kurulu’na itirazda bulundu.

İtiraz üzerine oylar yeniden sayıldı. Hüseyin Arslan’ın söylediği gibi İsmail Çakır’ın kendisinin ve azaların adını birleşik pusulaya yazdığı belirlenen 43 oy iptal edildi. 2 seçmenin boş bir kağıda muhtar adayı İsmail Çakır’ın adını yazarak kullandığı oylar geçerli sayıldı.

Ancak bu arada, yeniden yapılan sayımda Hüseyin Arslan’ın da oy pusulalarının çizgili kağıttan oluştuğu ve bunun da seçim kanununa aykırı olduğu belirlendi. Arslan’ın 34 oyu iptal edildi. 1 seçmenin boş kağıda Arslan’ın adını yazarak kullandığı oy geçerli sayıldı. Böylece 80 oyun kullanıldığı seçimde 77 oy geçersiz sayıldı.

Oy pusulası olarak kullandığı çizgili kağıtların kurbanı olan Hüseyin Arslan pes etmedi ve bu kez Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak oyların yeniden sayılmasını istedi. Ama Yüksek Seçim Kurulu buna gerek görmeyerek sonucu geçerli saydı. Böylece geçerli 3 oydan 2’sini alan İsmail Çakır muhtar seçildi. Yeni muhtar İsmail Çakır da önceki gün İlçe Seçim Kurulu’na giderek mazbatasını aldı.

Azalar için yeni seçim

Saraycık Köyü’nde İsmail Çakır muhtar seçilmesine rağmen, 43 oy geçersiz sayıldığı için aza adayları Ali Erol, Serkan Akyel, Mehmet Ali Avcı ve Sedat Sadıç seçilemedi. İlçe Seçim Kurulu, yeni köy muhtarının azaları olmadığı için 7 Haziran tarihinde köyde aza seçimi yapılmasına karar verdi.

Yeni muhtar İsmail Çakır, hem 2 oyla muhtar seçilmenin, hem de 2 dönem önceki seçimlerde 1 oyla Hüseyin Arslan’a kaptırdığı seçimin rövanşını yine 1 oy farkla almanın sevincini yaşadı.