Çanakkale’de CHP’li Başkan Gökhan yine aday. AKP’nin adayı Efe, 2004’te yine adaydı ve Gökhan’a karşı 5-6 bin oy farkıyla kaybetti. Şimdi hızlı çalışıyor. MHP adayı Uz da fark atacağını söylüyor
Çanakkale içindeki Aynalı Çarşı’da hareket yok. İşler durgun, esnaf turizm sezonunun açılmasını bekliyor; dükkanların önlerinde dizilmiş hediyelik eşyalara, kendisinden büyük top mermisini kavramış götüren Seyit Çavuş’a, Çin malı minyatür Truva atlarına müşteri bekliyorlar.
Çanakkale Savaşı’na katılan Kastamonulu bir askerin söylediği ünlü türküde geçen Aynalı Çarşı’nın içine “olsa olsa böyle olur” diye bugün “ayna” konulsa da çarşının “aynalarla” ilgisi, zamanında atlar için koşum ve süs eşyası yapan dükkânların burada bulunmasıymış. At gözlüklerine zaten “ayna” denirmiş.
Seçim yarışının kızıştığı Çanakkale’ye de “at gözlükleriyle” bakmamak için esnafı dinlemek gerekiyor. Her siyasi görüşten olanı var.
Son ekonomik durumu elbette eleştiriyorlar ama, bir yandan da turizm sezonunu bekliyorlar. Umutlarını kaybetmiş değiller.
Çanakkale’de 2004’teki yerel seçimi CHP kazanmış. Peki bu seçimde ne olur?
Efe, yine adaydı
“Şehir CHP’li, CHP’li aday, zaten belediye başkanı ama, altyapı eksikliklerimiz var. Atık su sorunu dahi hâlâ çözülemedi” diyor sazı seçmen.
Anlaşılıyor ki, Çanakkale CHP için “çantada keklik” değil. Nitekim, konuştukça devamı geliyor:
“Ülgür Başkan (Ülgür Gökhan) önde görünüyor ama, bu işler belli olmaz. Şehir canlanmaya muhtaç. Yatırım gerekiyor.”
Anlaşılan o ki, Çanakkale’de seçim mücadelesi bu eksen etrafında dönüyor. Başkanlık yarışının diğer kutbu AKP adayı Murat Efe’yi buluyoruz. Efe’yi Tüm Emekli Astsubaylar Derneği’nde yakalıyoruz.
Bir dizüstü bilgisayardan perdeye aksettirilen görüntüler eşliğinde, elinden mikrofonu düşürmeden konuşuyor:
“Çanakkale’ye yatırım gerek…”
2004 seçimlerinde Murat Efe yine AKP’den adaymış. Yine, Ülgür Gökhan’a karşı. Fark onun deyimiyle 5-6 bin civarında ve o da bunu kapatmak için var gücüyle çalışıyor.
Belediye başkanı olması durumunda, şehre yatırımların akacağından söz ediyor.
“Belediye sarayı yapılacak” diyor, perdede büyük bir belediye sarayı çizimi beliriyor.
“Sarıçay’ı yaptılar ama iyi islah edemediler” diyor. Bir başka alan için, “Burası otopark olacak” diyor, geniş bir meydan görüyoruz, heykellerle süslenmiş…
Belli ki Çanakkale’nin AKP’li adayı, örneğin Orta Anadolulu bir AKP’li adaydan farklı özelliklerini ön plana çıkarıyor. Soruyoruz:
“Çanakkale’de yarış iki parti, iki aday arasında geçiyor. CHP ile AKP arasında. Ve bana göre başabaş. Bu kez kazanabiliriz.”
Ülgür Gökhan’ın kurmayları ise buna pek ihtimal vermiyor. Arada büyük bir farkın olduğunu söylüyorlar. AKP’li Efe’nin her yerde bilgisayar çizimleri marifetiyle anlattığı projeleri gerçekçi bulmuyorlar.
CHP Çanakkale İl Başkanı Serdar Soydan, “Bir belediye başkanlık sarayı gösteriyor, 20 sutunlu bir bina… Her sutunun arası 4 metre olsa 100 metrelik bir yer gerekir. Orası o kadar uzun bile değil.”
CHP’li Başkan rahat
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Yatırımlara ağırlık vermek gerektiğinin” farkında, o da bunun önemine işaret ediyor:
“Sosyal yatırımlar yapıyoruz. Atık su şebekesini kurmak en büyük sorunumuz. Diğer yatırımların hepsinin arkası geliyor.”
Gökhan’a göre, CHP’nin oyu yüzde 41’de seyrediyor. Buna karşın AKP yüzde 34’de kalıyor. O da birebir ve yüz yüze propaganda yöntemlerini kullanıyor.
Çat kapı içeri derneklerde, ki bunlardan birinde kadınların hızlı bir “okey” partisi dönüyordu, herkesten oy istiyor, destek bekliyor.
Çanakkale’nin sosyal dokusunun bozulmaması gereğine özellikle vurgu yapıyor.
MHP iddialı
Ya diğer adaylar. Diğer partiler… MHP’den Rıdvan Uz…
O da iddialı… Seçimlerden birinci çıkacağını, hatta 4-5 bin fark atacağını öne sürüyor. Onun hesabına göre, MHP geçen seçime göre aradaki büyük oy farkını kapadığı gibi bir de fark atacak.
Biraz fantastik görünse de iddiasını, “Ben Barbaros mahallesindenim. Buradan oy alacağım, üniversite öğrencilerinden geniş desteğim var” diyerek güçlendiriyor.
DSP’li Erol Sazcı’nın da belirli bir oy potansiyeli olduğu da biliniyor.
Anlaşılıyor ki, Çanakkale’de de yarış son güne dek proje yarışıyla sürecek.
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, hartisinin bugün Çanakkale’de yaptığı mitingdeki konuşmasında, bazılarının para basmaları yönünde akıl verdiğini ileri sürerek, “Biz sahtekar değiliz. Karşılıksız para basılmaz. Basmak modern hırsızlıktır” dedi.Erdoğan, Gelibolu Yarımadası’nda Şehitler Abidesi’ndeki törenden sonra partisinin Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingine katıldı. Partisinin 48′inci mitinginde Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan yaklaşık 10 kişiye konuşan Erdoğan, kendilerine bazılarının para basmalarını önerdiğini söyledi. Bunu kabul etmediklerini kaydeden Erdoğan, “Biz sahtekar değiliz. Karşılıksız para basılmaz. Basmak modern hırsızlıktır. Yıllar yılı öyle yaptılar. Karşılıksız para bastılar. Vatandaşımın cebindeki parayı güneş karşısındaki kar gibi erittiler. Bir ülkede karşılıksız para basılıyorsa, hakkıyla alın teri dökenin cebindeki paranın alınmasıdır. Yapmayacağız, yapmadık. Bunu böyle bilmenizi isterim” dedi.
MEHMET AKİF ERSOY ŞİİRİ OKUDU
18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma ve Deniz Zaferi’nin kutlandığını belirten Başbakan Erdoğan, “Bugün tarihimizin şanlı bir safyasını Çanakkale Deniz Zaferi’nin 94. yıldönümünü milletçe kutluyoruz. Bugün şehitlerimizi yad ediyoruz. Bugün ‘Çanakkale geçilmez’ diyen göğüsünü siper eden kahramanlarımızı minnetle, şükranla yad ediyoruz” dedi.
Çanakkale’nin, bu aziz milletin bir kez daha şahlandığı ve küllerinden yeniden doğduğu, birlik ve beraberlik ruhunu anıtlaştırdığı yer olduğunu kaydeden Erdoğan, Atatürk’ün o sahneyi anlatırken, ‘Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyorum. 3 dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Okuma bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor. Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak gidiyorlar’ dediğini hatırlattı.
“BİRLİĞİMİZ KİMSE KASTEDEMEZ”
Başbakan Erdoğan, daha sonra Mehmet Akif Ersoy’un, Çanakkale savaşlarını anlatan şiirlerinden bölümler okuduktan sonra sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çanakkale bir kez daha bizi bir ve bütün yaptı. Çanakkale bir kez daha birbirimize kardeş yaptı. İşte onun için bu ülkenin bütünlüğünü hiç kimse sarsamaz. Kardeşliğine kimse zarar vermez. Onun için birliğimize hiç kimse kastedemez. Çanakkale destanını yazanların torunlarına küçük düşünmek yakışmaz. İstiklal Savaşı’nı, onun destanını yazanlara küçük düşünmek asla yakışmaz. Yüzbinlerce şehidin torunlarına küçük düşünmek asla yakışmaz. Seyit Onbaşı’nın, Yahya Çavuş’un torunlarına küçük düşünmek yakışmaz.”
Şehitlerin göğüslerini siper ederken, ruhunu teslim ederken bir gayelerinin olduğunu, bu toprakların abğımsız olmasını istediğini kaydeden Erdoğan,“Vatanın güven huzur içinde olmasını arzuluyordu. Türkiye’nin şanına yaraşan, tarihine, kültürüne, medeniyetine yaraşan bir ülke olmasını istiyordu. Türkiye’nin büyük düşünmesini, güçlü itibarlı ülke olmasını arzuluyordu. Bu anlayışla yola çıktık. Şehitlerimizden aldığımız emanete sahip çıkacağız, sahip çıktık. Şehitlerimize mahçup olmayacağız dedik. Hamdolsun olmadık” diye konuştu.
BİZ FERHATIZ
Başbakan Erdoğan, ülkeye yaptıkları hizmetlerden örnekler veridği konuşmasında, “Ordu ile Osmaniye arasında bir karayolu inşa ediliyor. Dağları deliyoruz. 650 kilometre. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlıyor. Şu anda 12 tünel açtık. Allah aşkına 10 sene önce, 5 sene önce konuşulsaydı buna ne derlerdi? Olmaz böyle şey ya denilirdi. Ama şimdi oldu mu? Oldu. Biz Ferhatız. Ferhat’a dağları delmek yaraşır. Şirin nerede? Karşımda. Çünkü bu millete ulaşmak için benim milletime ulaşmak için Ferhatlara ihtiyaç var” dedi.
Yüksek Hızlı Tren projesinin yaşama geçirildiğini anlatan Erdoğan, “Şu anda dünyanın en hızlı 8′inci trenine biz sahibiz ve hamdolsun bindim 253 kilometre hızla Ankara’dan Eskişehir’e gittik” diye konuştu.
İstanbul Boğgazı’na tüpgeçit yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Sayın Baykal’a gel bir dolaş diyorum. Gelemez ki. Gelse gazetecilere falan yakalanır. Tüpe girdi falan yazarlar. Gel seni misafir edelim. O tüp geçitten bir geç” dedi. Baykal’ın gittiği yerlerde yaptıklarından söz edemediğini ileri süren Erdoğan, “Şunu yaptım de. Şunu söyle. Ama yok işi gücü Başbakan’a hakaret etmek. Ben de diyorum ki insaf, gel bak, ben sana yaptıklarımızı anlatıyorum. Sultan Abdülhamit’in 149 yıl önce hayaliydi. Üsküdar’ı Sirkeci’ye bağladık. Türkiye’nin en derin tüpü. 82 metre derinlikte. Bunu biz yaptık. Bunlar bittiğinde oradaki çevre düzenlemeleriyle bambaşka bir dünya meydana gelecek” dedi.
LAİK OLDUĞU KADAR DEMOKRATİK, SOSYAL DEVLET
Eğitim, konut alanında yaptıkları hizmetleri anlatan Erdoğan, “Kentleri güzelleştiriyoruz. Çanakkale’ye güzellik yakışır. Bu devlet laik. Laik olduğu kadar demokratik. Aynı zamanda sosyal bir devlet” dedi.
Bir yandan hizmet yaparken, bir yandan da özgürlükleri genişlettiklerini kaydeden Erdoğan, “Türkiye’nin 780 bin metrekaresinde artık özgürlükler noktasında benim vatandaşımın sıkıntıları asgariye indi. Sıkıntı yok mu? Var. Ama geldiğimizde neredeydik, şimdi neredeyiz. Bir yandan yol yaptık, bir yandan Türkiye’nin itibarını yükselttik, bir yandan Türkiye’yi küresel güç haline getirdik” dedi.
AKP hükümetinden önce DSP; MHP ve ANAP hükümeti olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Sayın Bahçeli de Baykal da ruh ikizi. Birbirinden farkı yok. Aynen böyle. Bakın ben asla hakareti sevmem. Onlar yapsın ben saygı gösteriririm. Saygıyı yaradılanı yaradandan ötürü sevdiğim için gösteririm. Gerçekleri halkım bilsin. Sayın Bahçeli milletim iktidara getirdi 5 yıllığına. Neden 3.5 yılda kaçtın? Niye kaçtın? Kalsaydın üretseydin. Neden bıraktın gittin? İş bilenin kılıç kuşananın” dedi.
CHP lirderi Baykal’a çatarken de “10 koyun keçi teslim et, kaybederler. Bunların durumu” diyen Erdoğan, 1980 öncesi onun bakan olduğu dönemde akaryakıt kuyrukları olduğunu söyledi. Deniz Baykal’ın devletin 500 milyar dolar borcu olduğunu söylediğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Baykal, kesiyor atıyor. Devletin 500 milyar dolar borcu var diyor. Türkiye’de devletin şu anda borcu 140 milyar dolar civarında. Buna özel sektörün borcu ilave ediyorsa 300 milyar dolar eder. 500 nere 300 nere? Dürüst olalım. Bu milleti yıllar yıllar aldatmaya kalktınız ne geçti elinize? Sayın Bahçeli, iktidar olduğu dönemde devletin borçlanma faizi yüzde 63. Şimdi yüzde 13. Aradaki fark yüzde 50. Bunu kim ödüyordu. Halkım. Hep beraber ödedik. Yani cebimizden çıktı. Eskiden bu yüzde 50 vatandaşın cebinden çıkıyordu. Sayın Baykal, işsizlik diyor. İşsizliğin olmadığı dünyada bir yer var mı? Amerika’da yüzde 8.7, dünyanın en gelişmiş ülkesi. Japonya’da, Avrupa’da işsizliğin olmadığı ülke yok. Kendimizi aldatmayalım. Siz bu ülkede iktidar oldunuz. Biz 6.5 yıllık partiyiz. Sayın Baykal Cumhuriyet’ten eskiyiz diyor, niye işssizliği bitiremediniz? Sayın Bahçeli iktidarda 3.5 yıl kaldınız, niye bitiremediniz? Bakıyorum belediye başkan adaylarına kuru sıkı atıyor. Ben geldiğim zaman 50 bin, 60 bin işçi alacağım diyor. Küçük at da kargalar yesin.”
ÇANAKKALE’YE PANORAMA
Erdoğan konuşmasında hükümet olarak göreve geldikleri andan itibaren Çanakkale ruhunu miras bırakan kahramanlara borucu ödemek için çalıştıklarını, yılda 250 bin kişining elidği şehitlikleri şimdi 3 milyon kişinin zişaret etitğini söyledi.
Şimdi yeni bir projenin peşinde olduklarını kaydeden ve Çanakkale’ye panorama yapılacağını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul Topkapı’da bir panorama, İstanbul panoraması. Beğendiğiniz mi, gördünüz mü? Tavsiye ederim. İstanbul fethini bu kadar muazzam canlandıran müze olamaz. Kendinizi 1453′de zannediyorsunuz. Aynısını burada yapacağız. Kendinizi o zaman 18 Mart 1915, mekan Çanakkale, bunu göreceksiniz. Yapılacak. Onların mimarları, mühendisleri ile görüştüm. Biliyorsunuz anıtın tamamı boşaltıldı. Oraya da muhteşem bir müze yapacağız. Bunları yaparsak tarihimizi, bugüne ve yarına taşırız. Yapmazsak tarihimizle ilişkilerimiz kopar. Bu yavrularımızın geleceği işte burada. Şimdi 94 yılın ihmalini gidermenin mücadelesini verdik.”
CHP, SUSUZLUK, ÇÖP, ÇUKUR DEMEK
Başbakan Erdoğan, Çanakkaleliler’den 29 Mart seçimlerinde AKP adayına oy isterken, “Çanakkale’de belediye ak belediye olmalı. İnşallah. Bu kardeşiniz 4.5 yıl İstanbul’da belediye başkanlığı yaptı. İstanbul’da CHP’nin çöplüğü vardı. Susuzluk vardı. CHP demek susuzluk, çukur, çöp demektir. Bunlardan teslim aldım ben İstanbul’u. O gün bugün artık farklı İstanbul. Aynı şeyi Çanakkale’de yapalım” dedi.
Çanakkale’ye yapılan duble yolların yanı sıra Gökçeada’nın bütün yollarını yaptırdığını söyleyen Erdoğan, “ Gökçeada’ya herhalde benden başka 2-3 defa giden başbakan olmamıştır. Diyorum ki Sivas’tan öteye gidemiyorsunuz. Hamdolsun Baykal 2-3 ile gidiyor. Alıştı, inşallah diğerlerine de gidecek. Sayın Bahçeli sen de git oralara. Özgüvenleri artsın” dedi.
AKP mitinginin yapıldığı meydanda aralarında Davos’u hatırlatan ‘One Minute. Daha da bi şey demiyorum’ yazılı AKP, MHP ve CHP amblemlerinin yer aldığı afiş ve pankartlar açıldı.
Miting alanına Çanakkale’nin ilçelerinden yüzlerce minibüs ve otobüs kaldırıldı. Minibüs ve otobüsler Troya Caddesi’nde bekletildi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan’ı MHP il binasının balkonundan dinledi.
Mitingin ardından Başbakan Erdoğan yanında eşi Emine Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’la saat 18.08′de Ata uçağına binip Çanakkale’den ayrıldı.
Bakan yıldırım, balıkçıların gümrüklü saha olması nedeniyle çanakkale iskelesi’nde oltayla balık avlayamadıkları yönündeki şikayetleri üzerine telefonla Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdürü Burhan Külünk’ü arayarak yasağın kalkmasını sağladı
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ”Çanakkale’nin geçilmezliği düşmana karşı. Çanakkale’yi dosta karşı, vatandaşa karşı geçilir, girilir, erişilir yapmak için ne lazımsa yapacağız” dedi.
Bakan Yıldırım, Çanakkale Emniyet Müdürlüğünde, 21′i izleme ve 6′sı plaka tanıma olmak üzere 27 noktada kurulan MOBESE sisteminin açılışını yaptı.
Burada sistemle plaka takibi yapan Yıldırım, AK Parti Belediye Başkan adayı Murat Efe’nin arabasının plakasını tespit etti.
Daha sonra Kordonboyu’ndaki bir kafede balıkçılarla bir araya gelen Yıldırım, balıkçıların sorunlarını dinledi.
Balıkçıların cezalardan şikayet etmesi üzerine Yıldırım, cezalarla ilgili bir sorun olduğunu ve yeni düzenleme yaparak geçmiş cezaları affettiklerini, Kabahatler Kanunu’na göre 5 bin lira olan asgari cezayı balıkçılar ve denizciler için düşürdüklerini bildirdi.
Denizcilere bu istisnayı ilk kez kendilerinin getirdiğini ifade eden Yıldırım, balıkçıların Sahil Sıhhiye ile sorunlarının Sağlık Bakanlığına bağlı olduğunu, ancak bu konuyla da ilgileneceğini belirtti.
Balıık yasağını telefonla kaldırdı
Binali Yıldırım, balıkçıların, Çanakkale İskelesi’nin gümrüklü saha olması dolayısıyla oltayla balık tutamadıklarını belirterek, buranın açılmasını istemeleri üzerine, Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdürü Burhan Külünk’ü telefonla aradı.
Bakan Yıldırım, Külünk’e, ”Çanakkale’de iskele gümrüklü saha, sonra gümrükten çıkmış. Bu iskelede vatandaş balık tutmak istiyor, olta atmak istiyor, siz müsaade etmiyormuşsunuz. Şu andan itibaren oraya bir görevli koyacaksınız, sabah açacak, akşam kapatacak. Yarından itibaren tamam mı?” diyerek, iskelede balık tutma yasağını kaldırdı.
Yıldırım, burada yaptığı açıklamada, Çanakkale’ye 50 yılda yapılmayanı yaptıklarını, adalara ulaşım sorununu hallettiklerini ifade ederek, 25 milyon lira göndererek gemi aldırdığını söyledi.
GESTAŞ’ı kurduklarını ve Çanakkale’yi denizle buluşturduklarını anlatan Yıldırım, ”Bu yetmedi, adalara taşımacılığı bedava yaptık. Biz veriyoruz parasını. Gelir gelmez yaptığım ilk iş yakıtta ÖTV’yi kaldırdım. Yoksa siz takımlarınızı alıp denize açılamazdınız. Çanakkale’de 25 milyon lira yakıt desteği veriyoruz. Bakanlığımızla ilgili sorununuz gecikmeden hallolur” diye konuştu.
Çanakkale’nin Bakanı olduğunu, önceki yıl Çanakkalelilerin kendisini ”fahri hemşehri” ilan ettiklerini anımsatan Yıldırım, ”Tapusunu da verdiler. Onun için her şeyi isteyebilirsiniz” dedi.
Yıldırım, 2005–2008 yılları arasında Biga, Kemerköy, Gelibolu İç Liman, Kavaklıköy, Piri Reis, İmralı Adası, Eceabat olmak üzere balıkçı barınakları için toplam 7.5 milyon TL’lik harcama yaptıklarını, sorunları hemen mahallinde çözdüklerini kaydetti.
Bakan Binali Yıldırım, daha sonra Kordonboyu’nda yürüyerek, yeni alınan ”Conkbayırı” adlı deniz otobüsünü gezdi, GESTAŞ AŞ Genel Müdürü Hasan Yürükçü’den bilgi aldı.
Çanakkale İskelesi’ni de gezen Yıldırım, burada kendisini bekleyen olta balıkçılarıyla karşılaştı.
Balıkçıların ”Sayın Bakanım, iskelenin balık tutmak için açıldığını duyduk” demesi üzerine Bakan Yıldırım, ”Yarından itibaren” dedi. Balıkçıların ısrar etmesi üzerine ise Yıldırım, ”Peki tutun bakalım” dedi.
Buradan yürüyerek partisinin seçim bürosuna gelen Yıldırım, yol boyunca vatandaşlarla sohbet edip isteklerini dinledi.
AKP Seçim Bürosunu Açtı
Binali Yıldırım, daha sonra, partisinin Yalı Caddesi’ndeki seçim bürosunun açılışını yaptı.
Yıldırım, buradaki konuşmasında, Çanakkale Havaalanı’nın yeni apronu ve terminalinin açılışını yaptıklarını belirtti.
Çanakkale’de havaalanı bulunduğunu, ancak hava taşımacılığının olmadığını ifade eden Yıldırım, 1995′te yapılarak kaderine terk edilen havaalanını aktif hale getirdiklerini söyledi.
Çanakkale’nin marka şehir haline geldiğini, deniz taşımacılığı, hava taşımacılığı, duble yolları ve balıkçı barınaklarıyla kentin her tarafında AK Parti iktidarının mührünün olduğunu dile getiren Yıldırım, ”Şimdi artık Çanakkale’nin bir eksiğini de siz Çanakkaleliler tamamlayacaksınız. Yerel yönetimlerde Murat Efe diyeceksiniz, durmayacağız, hizmete devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Yıldırım, şöyle devam etti:
”Çanakkale’ye ne yapsak yeridir. Çünkü ‘Çanakkale Geçilmez’ diye destanlar yazan bu ülkenin bağımsızlık kapısının geçtiği yerdir. Böyle bir yere hizmet etmek bizim boynumuzun borcudur.
Bakın Başbakanımız her yıl 18 Martta bütün programlarını iptal eder. Milyonlar Çanakkale’ye akıyor. Türkiye’nin kalbi Çanakkale’de atıyor. Bu sene de aynı olacak. Tarihi Yarımada’nın bütün yollarını hallettik, Gelibolu’dan Edirne sınırına kadar olan yolun ihalesini yaptık, diğer taraftan Çanakkale-Bandırma güzergahında valilikle beraber geçen yıl çok yoğun çalışma başlattık.
Çanakkale’ye önceki yıllarda, yani 1999-2002 arasında bölünmüş yollar için harcanan para miktarı 40 milyon TL. Bizim dönemimizde harcadığımız para 156 milyon TL. Bunun sadece 60 milyon TL’si geçen sene harcandı. 60 milyon TL Çanakkale’nin yollarına para harcadık, bu yıl da en az o kadar daha para harcayacağız.
Çanakkale’nin geçilmezliği düşmana karşı. Dosta karşı, vatandaşa karşı geçilir, girilir, erişilir yapmak için ne lazımsa yapacağız. Şimdi seçim bürosunun açılışını yapıyoruz ve Murat Efe başkan adayımızı Çanakkalelilere emanet ediyorum.”
AKP, dün Spor Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısıyla sahaya inerken Murat Efe’nin Belediye Meclisi listesinde yer alan isimler ile il genel meclisi adayları tanıtıldı. Tanıtım törenine AKP milletvekilleri Mehmet Daniş ile Müjdat Kuşku da katıldı.
AKP Belediye Başkan Adayı Murat Efe’nin proje tanıtım toplantısına çevre beldelerden katılım sağlandığı gözlerden kaçmadı. Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısı Mehteran ve halk oyunları gösterileri ile başladı. Milletvekilleri Mehmet Daniş ve Müjdat Kuşku’nun salona girmesiyle başlayan programda ilk konuşmayı Mehmet Daniş yaptı. Daniş yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile siyaset yapmaktan gurur duyduklarını belirterek; “29 Mart’ta hizmet belediyeciliğinin başlayacağına inanıyorum” dedi. Müjdat Kuşku ise küçük projelerin adayları olmadıklarını dile getirerek; “Çanakkale’de büyük proje olarak doğalgaz ve çöp deponi alanı projeleri var. Çanakkale Belediyesi’nin bu projelerle yakından ilgisi yoktur” diye konuştu.
“Çanakkale bizim sevdamız”
AKP Belediye Başkan Adayı Murat Efe ise 20 yıldır belediyenin başında bulunanların hala “Ben varım” diyerek aday olduklarının altını çizerek; “20 senedir hizmet üretmeyenler bu zamana kadar neredeydiler. İçimizde Çanakkale sevdasıyla yola çıktık. Çanakkale halkını hizmet ile buluşturmak için geliyoruz. Biz hizmeti sunarken her ferdin, her bireyin hizmetinde olacağız. Çanakkale sadece Çanakkale’de yaşayanların değil, tüm Türkiye’nin kentidir. 30 Mart Çanakkale’nin tarihinin değiştiği ve tarihe yazılan bir gün olacak. Biz gönül peşindeyiz ve gönülleri kazanmak istiyoruz. Çanakkale’nin hizmete aç olduğunu biliyoruz” dedi. Efe, konuşmasını ardından projelerinin yer aldığı sinevizyon gösterimini partililere sundu. Proje tanıtımın ardından Belediye Meclis üyesi adaylarını partililere tanıttı.
Kepez’de de tanıtım
Spor Salonu’nun ardından Kepez’de de tanıtım töreni düzenlendi. Kepez Belediye Başkanı ve AKP adayı İsmail Yaşar Oğuz, Belediye Meclisi ekibini Kepez’deki düğün salonunda tanıttı. Çanakkale merkezdeki partili topluluğunun da katıldığı törende Oğuz, kısa bir konuşma yaptı.
Çanakkale’nin CHP, AKP ve MHP’li belediye başkan adayları, 29 Mart yerel seçimleri öncesinde, sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta yarışa girdi.
CHP’li Belediye Başkanı ve adayı Ülgür Gökhan, AKP’li Murat Efe ve MHP’li Rıdvan Uz adına oluşturulan gruplarda hem tanıtım hem de rekabet ortamı oluştu.
Dünyada yaklaşık 60 milyon üyesi bulunan sosyal paylaşım sitesi Facebook, yerel seçimler öncesi belediye başkan adayları için hem reklam hem de yarış aracı oldu. Çanakkale belediye başkan adayları da bu kervana katılarak sitede kendi adlarına partililer tarafından oluşturulan gruplarda yarışa koyuldu. Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanı ve adayı olan Ülgür Gökhan için, ‘Ülgür Gökhan’ı yeniden başkan isteyenler’, AKP’nin adayı Murat Efe için ‘Çanakkale Belediye Başkanı Murat Efe olsun diyenler’, MHP’nin adayı Rıdvan Uz için ise, ‘Genciz, genç başkan istiyoruz Rıdvan Uz’u destekliyoruz’ başlıkları altında gruplar oluşturuldu.
Facebook’taki yarışta MHP’li Rıdvan Uz 737 üye ile önde gidiyor. Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın grubunda 728 üye var. Bir hafta önce kurulan AKP’li Murat Efe’nin grubunda ise sadece 109 üye bulunuyor. Gruplara katılımlar her geçen gün artıyor.
MHP adayı Rıdvan Uz, Facebookta’ki yarış ortamını şu şekilde değerlendirdi:
“Bizim grubumuz iki ay önce kuruldu. CHP ise 8 aydır Facebook ortamında. Bu olayı bir anket gibi algılamak lazım. İki ay önce oluşturulmasına rağmen grubumuzun üye sayısının fazla olması bizim açımızdan sevindirici. Tüm anketlerde de görüldüğü üzere, 29 Mart’ta seçim Çanakkale’de MHP ve CHP arasında geçecek. Biz, yarışın olduğu her alanda varız.”
Asıl seçimin Facebook’da değil, sandıkta olduğunu söyleyen CHP’li Ülgür Gökhan ise, “Bu grubu partili arkadaşlarımız oluşturmuşlar. Benim sonradan haberim oldu. Ancak güzel bir şey. İnternet ile ilgilenenler burada bana desteklerini göstermişler. Hepsine teşekkür ediyorum. Tabi buraya herkes ilgi gösteremiyor. Ben 30 Mart’ta tüm kentliyle birliktelik kurmak amacındayım” diye konuştu.
AKP’li Murat Efe ise, “Partili gençlerimiz grubu kurmuş. Bana bu anlamda destek olmaları güzel” dedi.
Çanakkale’de DSP’li Belediye Başkan Adayı Erol Sazcı’nın ise Facebook’ta grubu bulunmuyor. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerinde Çanakkale merkezinde, CHP 16 bin 33, AKP 13 bin 483, MHP ise 1506 oy almıştı.
AKP aday tanıtımlarına başladı. Eceabat Gül Restaurant’ta yapılan tanıtım toplantısına AKP Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, İl Başkanı Muzaffer Kutlu, AKP Eceabat İlçe Başkanı Fevzi Firengis, Eceabat Belediye Başkan Adayı Kemal Dokuz, Kadın Kolları İl Başkanı Huriye Doğancı, İl Gençlik Kolları Başkanı Orçun Oktay, Çanakkale Seçim Koordinasyon Başkanı Hüseyin Babacanoğlu, Gelibolu İlçe Başkanı İsmail Ece ve parti yönetimi katıldı. AKP Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, bundan önceki seçimlerde Kepez Beldesi’nin ne halde olduğunu herkes tarafından bildiğini ifade ederek, şu anda bu beldenin ne kadar güzelleştiğinin görüldüğünü söyledi. Eceabat’ta da seçimleri kazanarak yapacakları hizmetlerin zaman içinde görüleceğini kaydeden Daniş, ”Eceabat tanınamayacak kadar güzelleşecek. AKP yapamayacağı şeyleri vaat etmez” dedi.
AKP Eceabat Belediye Başkan Adayı Kemal Dokuz ise, Eceabatlı olduğunu bildirerek, ”Burası benim hayatım, sizler yalnızca benim komşularım, hemşehrilerim, vatandaşlarım değilsiniz. Dünüm, bugünüm, yarınlarımsınız. Hatıralarım ve çocuklarımı emanet edeceğim geleceğin ta kendisisiniz” dedi. Eceabat’ta yerel kalkınma hamlesinin başlatılmasının zamanının geldiğini, tarihi mirası ile herkesin imrenerek baktığı kaynaklara sahip ilçede daha iyi yaşam koşullarına sahip olunması gerektiğini ifade eden Dokuz, her düşüncenin, her görüşün değerinin olduğunu kaydetti. Dokuz, şöyle konuştu: ”Vatandaşlarımızın sosyal belediyecilik isteklerine ve sorunlarına çözüm yolları bularak insan odaklı hizmetler gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. El ele gönül gönüle yepyeni bir Eceabat kuracağız. Her görüşten insanı kucaklayacağız. Ayrım gözetmeden, genciyle yaşlısıyla herkesin sorunlarını rahatlıkla ulaştırabileceği insan odaklı şeffaf bir belediyecilik anlayışı ile kapısız bir belediyecilik anlayışı içerisinde olacağız.” Konuşmaların ardından belediye başkan adayı ile belediye meclis adaylarının tanıtımı yapıldı.