Çanakkale’de dönüş çilesi başladı

30 Kasım 2009 admin  
Kategori: Gündem

feribot1 300x225 Çanakkalede dönüş çilesi başladı Kurban Bayramı tatilinin son gününde dönüş çilesi başladı. Çanakkale’de boğaz geçişi için feribot ve araba vapuru bekleyen araçlar, yoğunluğa neden oldu.

Sürücüler, Çanakkale Boğazını geçmek için araba vapuru ve feribota yönelince taşıt kuyrukları oluştu. İskele Meydanı ve Demircioğlu Caddesi’nde, sıkışıklık görüldü. Çanakkale- Eceabat, Lapseki-Gelibolu, arasında çalışan GESTAŞ’a ait arabavapurları ile Çanakkale-Kilitbahir seferini yapan özel şirkete ait feribotlar oluşan kuyrukları azalmak için saatsiz olarak çalışmaya başladı.
Bugün saat 08.00- 12.00 saatleri arasında Çanakkale-Eceabat, Çanakkale- Kilitbahir ve Lapseki-Gelibolu hatlarından toplam 3 bine yakın araç taşındı. Dönüş yoğunluğunun gün boyu sürmesi bekleniyor.

İLÇELERDE AK PARTİ ÜSTÜN

30 Mart 2009 admin  
Kategori: Siyaset

Çan ilçesinde CHP belediye başkanlığını AK Parti’ye, Gelibolu ilçesinde AK Parti’ye geçen mevcut adayın yerine CHP’nin kazanması sürpriz oldu.
AK Parti Biga, Çan, Ayvacık, Yenice, Eceabat ve Gökçeada ilçelerinde kazandı. CHP ise Bayramiç, Ezine ile Gelibolu ilçelerinde galip geldi.
MHP Lapseki, ANAP Bozcaada ilçelerini kazanan taraf oldu.
İl Genel Meclisi seçimlerinde CHP 26 bin 217, AK Parti 22 bin 687, MHP 15 bin 682 oy aldı

Fransız General Guro’nun Hatırası

08 Ocak 2009 admin  
Kategori: Çanakkale Tarihi

Bir Fransız General’in itirafı şöyledir:
1930 yılında Fransızlara ait bir anıt mezarın açılışına katılan Fransız Generali Guro, şehit Türk askerlerinin kabirlerini de ziyaret etmeden geçemez. Etrafındaki çoğu Fransız topluluğa, o esnada şu şahit olduğu olayı anlatır:
“ – Efendiler!
Sizlere hafızamda hâlâ taptaze kalan canlı bir hatıramı nakletmek istiyorum. Türk askeri, dünyada eşine ender rastlanan özelliklere sahiptir.
Dinleyiniz!
Bir sabah vakti günün ilk ışıklarıyla birlikte Türklerle süngü harbine başlamıştık. Türkler çok mahir ve cesur dövüşüyorlardı. Onlarla başa çıkmak mümkün gözükmüyordu. Akşamın geç saatlerine kadar süren çarpışmalardan sonra, yaralıları toplamak üzere karşılıklı bir anlaşma yaptık.
Yaralılar toplanırken ben de harp sahasına gelmiştim. O karışık hengamede gördüğüm bir manzarayı, her şeyi bir kenara bırakarak büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla seyre koyulmaktan kendimi alamadım. Şöyle ki:
Bir Türk askeri kendi yaralarına yerden aldığı toprakları basarken, kucağına yasladığı başka bir askerin yaralarına da, gömleğinden yırttığı parçaları sarıyordu…
Efendiler!
Bu fedakar, kahraman ve asil Türk askerinin kucağındaki yaralı kim di biliyor musunuz? Sözlerini hıçkırıklarla sürdüren general, gözyaşlarını mendiliyle silerek, heyecanlı bir ses tonuyla, o Türk yiğidinin kucağındaki yaralı asker, bir Fransız, evet bir Fransız askeriydi!” diye haykırdı.
Bu olay dolayısıyla çok duygulanan Fransız General, yere çöküp bir süre daha gözyaşlarını akıttı.”