Yeni Zelandalı yönetmenden Çanakkale filmi!

19 Aralık 2009 admin  
Kategori: Magazin

peter jackson 300x244 Yeni Zelandalı yönetmenden Çanakkale filmi!Çanakale Savaşı’nın 100. yılında yani 2015′te vizyona girecek!

Yüzüklerin Efendisi ve King Kong filmlerinin 3 Oscarlı yönetmeni Peter Jackson, Anzakların gözüyle Çanakkale Savaşı’nı anlatacak bir film yapacağını açıkladı.

Çanakkale Savaşı’nın 100. yılında vizyona girecek olan filmin yönetmeni Jackson, ”Daha önce kimse böyle bir film yapmadı” dedi.

Jackson, “Filmi sadece Yeni Zelanda askerlerinin bakış açısından yapmayı düşünüyordum ama şimdi daha dengeli bir yaklaşım sergilemeye karar verdim. Hem Yeni Zelanda hem de ve Avustralya askerlerinin yer aldığı ANZAC askerlerinin tamamının bakış açısını filme yansıtacağım. Gelibolu Savaşı tarihimizin akıllarda kalan önemli bir parçasıdır” ifadesini kullandı.

Yönetmen, büyükbabasının da savaşa katıldığını belirtirken, 1981 yılında Peter Weir tarafından çekilen Gallipoli isimli filmin sadece Ağustos’un 7 ve 8. günlerinde yaşanan olayları anlattığını söyledi. Jackson kendisinin savaşın tümünü anlatan bir filmi kameraya alacağını da sözlerine ekledi..

Yeni Zelandalı yönetmenin filmi 2015 yılında gösterime girecek.

çanakkale savaşıyla ilgili ilginç olay

06 Ocak 2009 admin  
Kategori: Çanakkale Tarihi

Çanakkale Gelibolu’da askerlik yapan bir kişinin anlattığı inanılmaz olayın hikayesi şu:
Askerlerden biri gece 2-4 nöbetine çıkıyor. Nöbet sırasında yaşlı,bembeyaz elbiseli bir teyze askere yaklaşır ve oğlum sen git temizlen ben senin yerine nöbet tutarım zamana kadar diyor ve silahı alıp askerin yerinde duruyor.Uykusuzluk ve yorgunluğun da etkisiyle önce birşey farketmeyen asker koğuşa geldiğinde birden aklına geliyor o yaşlı teyze buraya nasıl geldi nerden geldi gibi…Sonra bu olayı yanındaki koğuş arkadaşına da anlattıktan sonra yıkanmak için banyoya gidiyor.Bu sırada askerin nöbetinde olup olmadığını kontrol etmek için bölük komutanı kontrole gidiyor,ama askeri yerinde göremiyor,daha da yaklaşınca silahın yerden yüksekte tutulur bir vaziyette görüyor başka birşey görmüyor,silahı almaya çalışıyor,yapamıyor,gücü etmiyor birkaç denemeden sonra silahını çıkarıyor ve tüfeğe doğru 2 el ateş ediyor,tüfek yere düşüyor.Sonra sinirle o askerin bulunmasını istiyor koğuşta bulunamayan asker kısa bir süre sonra banyoda karnına 2 kurşun yarası olarak ölü bulunuyor.
(Tamamen gerçek ve uzun süre konuşulan bir hikaye)

ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ ANEKTODLAR

29 Aralık 2008 admin  
Kategori: Çanakkale Tarihi

Çanakkale Savaşları bir milletin tamam ya da devam kararı verdiği önemli
bir andır.
Çanakkale Savaşları insanlığın bir daha asla göremeyeceği muhteşem
olaylarla örülüdür.İki düşman milletin birbirinin boğazını sıktığı gibi birbirin
yarasını da sardığı ender savaşlardan biridir.Çanakkale Savaşlarını en iyi
şekilde öğrenip gelecek kuşaklara da en iyi şekilde öğretmek istiyorsak savaşın
perde arkasındaki güzellikleri de anlamak ve özümsemek gerekir.Çünkü burada
yaşanan olayların temelinde Türk din ve maneviyat düzeninin özü yatar.
Çanakkale Zaferi emperyalist batı ülkelerinin en gelişmiş teknolojisine
karşın Allah’ın ve Peygamber Efendimizin yardımıyla kazanılmış kutsal bir
zaferdir.
3
“Siz Allah’ın dinine yardım ederseniz ,Allah da size yardım eder.”
(Muhammed Suresi,7)
Çanakkale’de 5. Ordu komutanı olan Alman general Liman Von Sanders
,bir teftiş sırasında Mehmetçiğe soruyor:
“İyi savaşıyor musunuz?”
“Evet kumandanım!”
“Niçin savaşıyorsunuz?”
“Allah rızası için”
Bütün Mehmetçiklerden hep bu cevabı alan Alman general , şu yorumu
yapar:
“Evlatları Allah rızası için Çarpışan bir millet ebediyen var olur!..”
“Savaşta silahlar önemlidir , komutanlar önemlidir; ama daha önemli olan
maneviyattır , ruhtur!..”
General Mac Arthur
“Anlamıyor musunuz? Biz Çanakkale’de Türklerle değil , Allah ile
savaştık!..Tabii ki yenildik…”
Churchill
4
CEVAT PAŞA ve KUTSAL MAYINLAR
25 Şubat 1915. Düşman donanmaları üçüncü kez istihkamlarımıza
saldırmış; Seddülbahir ,Kumkale,Orhaniye ile Ertuğrul tabyaları düşmanın ateşi
karşısında cehennemi bir hal almıştı.
İstihkamlarımızdaki toplar,top çemberlerinin bozulması , namlulara , top
raylarına isabet eden düşman mermileri ile işleyemez duruma gelmişti.
Müstahkem mevki kumandanı Cevat Paşa o gece çok yorgun ve huzursuz
idi . Rüyasında Allah tarafından buyuruldu ki: Ey Cevat , sen Müslüman Türk
topraklarının kumandanısın , size müjdeler olsun ki topraklarının kumandanısın
,size müjdeler olsun ki yakında zafere nail olacaksınız .Deniz üzerine
bak.Denizin üstünde nurlu dalgalar arasında kef ve vav harflerini görür ve
hemen uyanır.Rüyasını etrafındakilere anlatır ancak kimse bu rüyaya bir yorum
getiremez.Daha sonra yine tanıdığı bir ses ona “Ey Cevat . Depolardaki 26
mayını denize döşe, der.”1
6 Mart 1915 günüCevat Paşa ,Nusret Mayın gemisi Komutanı Yüzbaşı
Hakkı Beyle ,Nazmi beyi makamına çağırıp onlardan 7/8 mart gecesi depolarda
mevcut olan 26 mayının 13’erli iki sıra halinde denize döşenmesini ister.
7/8 Mart gecesi tüm hazırlıklar tamamlanıp ,namazlar kılındıktan sonra
tarihi görev için harekete geçilir. Kaptan Tophaneli Hakkı Bey, Nusret’i
Akyarlar’a doğru getirir.Ölçülen derinliğin 47 metre olduğu öğrenilince ilk
mayın boğazın sularına bırakılır. Belirli aralıklarla tüm mayınlar denize döşenir
ve “tam yol” kumandasıyla Nusret Maydos’a (Eceabat) doğru2 doğru ilerlemeye
başlar .Ancak büyük bir sorun vardır oda sürekli boğazı projektörlerle tarayan
1 Mehmet İhsan GENÇCAN, Çanakkale Savaşları ve Menkıbeler. Çanakkale, 199411, s. 13 – 14
(*) 26 Mayının denize dökülüş tarihini Mehmet İhsan GENÇCAN 7 – 8 Mart
Vehbi VAKKASOĞLU ise 17 Mart olarak belirtmiştir.
2 Vehbi VAKKASOĞLU, Bir Destandır Çanakkale, Nesil Yayınları, İstanbul, 200215, s. 55 – 56
(*) Savaşın seyrini değiştiren bu 26 mayın 1. Dünya Savaşı başında bir Türk uzaman tarafından yaptırılmış
ancak Alman uzmanlar bu mayınların kalitesini beğenmediklerinden onları kullanmamışlardır.
 Çanakkale Savaşları, vatanını ve bayrağını korumak için yokluklar içinde hiç düşünmeden cepheye koşan, ”ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum” anlayışıyla Gelibolu Yarımadası’nda canını ve kanını hiçe sayıp, düşman kuvvetlerinin üzerine korkusuzca atılan Mehmetçiğin kahramanlık destanı olarak hafızalardaki yerini aldı.

              Dünyanın en güçlü donanmasına karşı, gelecek nesillere gurur ve heyecanla anlatılacak bir destanın temsilcisi olan kahraman Türk askeri, cephede düşman ve yoklukların yanı sıra savaş hileleriyle de mücadele etti.

              Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anlayan müttefik güçleri, başta İngiltere olmak üzere çekilmenin hesabını yaparken, Türk askerlerinin çekilmeden haberdar olmaması için değişik savaş hilelerine başvurdu. General Hamilton’un, anılarında savaş hileleriyle ilgili olarak şu anektod yer alıyor:

              ”Türk askerlerini şaşırtmak için yolcu gemilerine, şileplere sahte bacalar, sözde toplar, uydurma direkler eklendi. Böylece İngiliz gemileri ‘Tiger’ ya da ‘lnflexible’ kruvazörlerine benzetildi. Karşı taraf bu gemilere ateş edip, boşuna pek çok mermi harcadı.”

              Hamilton’un, 17 Ekim 1915′te görevden alınmasının ardından yerine atanan İngiliz General Charles Monro, Gelibolu Yarımadası’nda yaptığı incelemelerin ardından İngiltere’ye, Gelibolu’daki askeri birliklerin tahliye edilmesi yönünde rapor gönderdi.

              Bunun üzerine düşman askerlerinin, 8-9 Aralık 1915 gecesi Gelibolu Yarımadası’nı deniz yoluyla tahliyesine başlandı. Her akşam ortalık karardıktan sonra Anzak ve Suvla koylarına kurtarma sandalları, çıkarma tekneleri yanaşıp, durmadan asker, hayvan, top ve diğer savaş malzemelerini taşıdı.

              Önce hasta ve yaralılar nakledildi, onları savaş esirleri takip etti. Son olarak sıra askerlere geldiğinde, Mehmetçiğin ayak seslerini duymaması için postallar paçavralarla kaplandı.Personel kaybını en aza indirmek amacıyla her şey en ince ayrıntısına kadar düşünüldü. Cekilmenin başarılı sonuçlanması için geride karşılıklı iki konserve kutusundan diğerine damlayan suyun ağırlığıyla ateş alan ayarlı ve sonradan patlayacak tüfekler, takip edilmelerine karşı mayınlar bırakıldı. Askerlerin gittiğinin Mehmetçik tarafından anlaşılmaması amacıyla mevzilerde içi samanla doldurulan ve üniforma giydirilen maketler yerleştirildi, tahtadan atlar yapıldı. Düşman askerleri 20 Aralık 1915′te Anafartalar’dan, son düşman birliği ise 9 Ocak 1916′da Seddülbahir bölgesinden bir daha gelmemek üzere Gelibolu Yarımadası’nı terk etti.